26/8/2009
Adını hastanesine vermediler
Türkiye’de cüzzam (lepra) hastalığını bitiren insan olarak tanınan ve geçtiğimiz mayıs ayında 
hayatını kaybeden ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’ın isminin İstanbul Lepra Hastanesi’ne verilmesi teklifi, Ak P’li üyelerin çoğunlukta olduğu İstanbul İl Genel Meclisi Çevre ve Sağlık Komisyonu tarafından reddedildi
İstanbul İl Genel Meclisi Üyesi CHP’li Zeynel Avcı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’ın yaşamını yitirmesinin ardından 1 Haziran 2009’da Meclis’e sunduğu önergede, Saylan’ın isminin İstanbul Lepra Hastanesi’ne verilmesini talep etti. Önergesinde Prof. Saylan’ın cüzzam hastalığı konusunda unutulmaz çalışmalara imza attığını ifade ederek, “Lepra Hastanesi’ne Türkan Saylan’ın isminin verilmesi, bu değerli bilim insanına verdiğimiz değeri ve kadirşinaslığı göstermesi açısından önemli olacaktır” dedi.
Ak Partililer kürsü önerdi
İl Genel Meclisi Başkanlığı’nın görüşülmek üzere Çevre ve Sağlık Komisyonu’na havale ettiği önerge burada oylamaya sunuldu. Oylama sonucunda önerge, 5 kişilik Çevre ve Sağlık Komisyonu’nun Ak Partili 3 üyesinin oylarıyla reddedildi. Ak Partili Komisyon Başkanı Dr. Sadık Danışman, Ak Partili Başkan Vekili Battal Isırkan ve Ak Partili üye Metin Genç, Saylan’ın isminin İstanbul Lepra Hastanesi yerine İstanbul Üniversitesi (İ.Ü.) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir kürsüye verilmesinin uygun olacağını bildiren bir rapora imza attı. CHP’li iki üye Ali Rıza Yıldırım ile İlhan Güzelgün ise rapora şerh koyarak imzaladı.
‘Kızımı üniversiteye sokmadı’
CHP’li üye Yıldırım, “Komisyonun Ak Partili üyelerinin objektif düşünmelerini sağlamaya ve teklifin haklılığını anlatmaya çalıştık. Tüm çabalarımıza rağmen önergeyi reddettiler. Bazı üyelerin ’Bu benim kızımı başı kapalı üniversiteye sokmadı’ dediklerini kulağımızla duyduk. Olayı ‘İl Genel Meclisi’nin yetkisi yok’ diyerek geçiştirmeye çalışıyorlar. Meclis’in yetkilerini işlerine geldiği gibi yorumluyorlar. Bu Meclis daha önce benzer kurumların isimlerinde değişiklikler yaptı” diye konuştu.
“Yetkimiz yok”
Komisyon Başkanı Sadık Danışman ise kendisi de bir doktor olarak Saylan’a mesleki anlamda vermiş olduğu hizmetler nedeniyle saygı duyduğunu belirterek, şöyle dedi:
“Adının İstanbul Lepra Hastanesi’ne verilmesi konusunda iki tane sorunumuz vardı. Birincisi İl Genel Meclisi’nin Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir hastaneye isim verme yetkisi yok. Teklifin Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne sunularak orada değerlendirilmesi gerekiyor. Biz bunu yapmak yerine öğretim üyesi olduğu İ.Ü.’deki ilgili birimlerden birine adının verilmesinin uygun olacağını düşünerek o yönde bir karar aldık.”
Çelikel: Siyasetin kurbanı olmuş
ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, “Biz ne bu tekliften ne de teklifin reddedildiğinden haberdardık” dedi ve şöyle devam etti: “Türkan Saylan ismi lepra dendiğinde akla gelen ilk isimdir. Cüzzam hastalarını yıllar boyunca şefkat ve özveriyle kucaklamış ve hastalığın bitme noktasına gelmesine vesile olmuştur. Türkan Hoca’nın saygınlığı da önemli ölçüde cüzzam hastalığıyla verdiği mücadeleden gelmektedir. Bu kadar güzel bir girişim yine siyasetin kurbanı olmuştur. Her şeyin objektif kurallara göre yapılması gerekir. Demok-ratik toplumlarda yapılan budur. Gerçekler her zaman siyasetin, kin ve düşmanlığın önüne geçer” dedi.
Saylan istemiyordu
Saylan adına üzülmediğini de kaydeden Çelikel, şunları söyledi:
“Türkan Hoca’nın her zaman söylediği bir vasiyeti vardı. Adının bir hastaneye, bir binaya ya da bir birime verilmesini istemiyor, ‘Ben öldükten sonra da buna izin vermeyin’ diyordu. Kurumların yöneticilerinin değişmesiyle isminin kaldırılması durumuna düşmek istemiyordu. Sanırım ruhu şad olmuştur. Ben asıl bu kararı veren insanlar adına üzülüyorum. Hayatlarında belki de bir kez olsun objektif olma fırsatını kaçırdılar.”
CHP FİŞLEMEYİ MECLİS’E TAŞIDI
‘Türkiye polis devleti mi?’
CHP’nin İzmir milletvekilleri Ahmet Ersin ve Bülent Baratalı ile Konya Milletvekili Atilla Kart, Milliyet’in gündeme getirdiği “Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların talimatıyla Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden (ÇYDD) burs alan kız çocuklarına terör incelemesi yapılmasını” Meclis gündemine taşıdı. Ersin, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu önergede, Ergin’e şu soruları yöneltti:
“ÇYDD’den burs alan yaşları 11-17 arasındaki kız çocuklarının fişlenmeleri, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne ve genel olarak insan haklarına aykırı değil mi?
Ergenekon davasında tutuklu yargılanan Prof. Haberal’ın, organ nakli bekleyen hastaları ve donörlerinin isimlerinin iddianamede yer almasının gerekçesi nedir? Onlar da mı fişlendi?
Ergenekon savcılarının bu keyfi davranışları hukuk devletiyle bağdaşıyor mu? Türkiye hukuk devleti mi, polis devleti mi?”
‘ÇYDD’den rahatsız mısınız?’?
Baratalı da İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a, “15 bin öğrencinin ve ailelerinin potansiyel örgüt üyesi olarak fişlenmesinin insan hak ve özgürlükleriyle bağdaşır yanı bulunmakta mıdır? Hükümet olarak ÇYDD’nin faaliyetlerinden rahatsızlık duyuyor musunuz?” diye sordu.
‘Fişleme kabul edilemez’
Kart da Atalay’a yönelttiği önergesinde, şu soruları yöneltti: “Bu işlem ve uygulamalar, Ergenekon soruşturmasını sürdüren savcıların talebi ve talimatıyla mı, yoksa doğrudan Emniyet birimlerinin uygulamasından mı kaynaklanmaktadır? Bu faşizan uygulamayı yapanlar hakkında idari ve adli süreci başlatacak mısınız?”



0 yorum yazılmıştır