User-agent: Mediapartners-Google* Disallow: google554754e3f9cbf4d4.html yorum - KÜLTÜR / SANAT ve SİYASET DÜNYASI - Blogcu



« Önceki |

20/4/2009

Sizi de Böyle Bekleyen Var mı?

Alttaki resim 9 yaşında bir çocuk tarafından çizildi.
Önce resme bakın size ne ifade ettiğini düşünün,
Sonra altındaki yazıyı okuyun.



[Resim]

Bana getirip 'bu resim sana neyi ifade ediyor?' dedi. (Üzerindeki yazıyı yazmamıştı henüz)

Bir şeyler söyledim, çocuğun bakış açısını düşünüp neler ifade etmek
istediğini tahmin etmeye çalışarak...

Ama verdiği cevap beni çok şaşırttı. 9 yaşının çok üzerinde bir
anlayışla bana şunları söyledi..

Kuşlardan biri özgür görünüyor, öteki de tutsak. Ama aslında ikisi
de tutsak. Çünkü özgür olan uçarsa arkadaşı düşüp boğulacak!
Her Özgürlüğün İçinde Bir Tutsaklık Vardır! Dedi...


[Resim]

-internet ortamından alıntıdır.-

16/4/2009

'Ordu mu cemaat mi?'

Hangisi daha güçlü?

Ordunun ve cemaatin güçlerini karşılaştıran Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bir çok konuda cemaatin orduya göre daha avantajlı durumda olduğunu yazdı. İşte Ahmet Hakan'ın tespitleri...

Hangisi daha güçlü: ‘Ordu’ mu ‘cemaat’ mi

“Ordu”nun neye sahip olduğu belli: Silahı var, tankı var, askerleri var, kurmayları var. “Cemaat”in ise neye sahip olduğu belirsiz. Nereden başlar, nerede biter hiç bilinmez...

“Ordu”nun nereden vuracağını kestirmek mümkün. “Cemaat”in ise nereden çakacağı pek belli değil...

“Ordu”nun yapısı hantal. Ağır hareket ediyor, ağırdan alıyor. “Cemaat” ise hep dinamik. Bazen acayip açılıp saçılıyor, bazen içine kapanıyor...

Bugünlerde sırtını “Ordu”ya dayayanların elde ettiği huzur ve güven, sırtını “cemaat”e dayayanların elde ettiği huzur ve güvenden daha azdır...

“Ordu”nun ortamı delik deşik. Her daim dinlenebilir. “Cemaat”in ortamı belli değil ki kulak uzatılsın...

“Ordu”nun kontrol altında tutamadığı emeklileri vardır. “Cemaat”te ise her unsur kontrol altındadır. Emekli yoktur...

“Ordu”nun Ergenekon soruşturması karşısında eli kolu bağlıdır. “Cemaat”in ise Ergenekon soruşturması yanında eli kolu sonuna kadar açıktır...

“Ordu”nun doğal olarak katı hiyerarşik bir yapısı var. “Cemaat” ise tüm varlığını Efendi’ye armağan etmiş durumda...

Vakit’e misilleme

“TÜRK halkını İslam’dan soğutup uzaklaştırmak” gibi bir misyonu gayet başarıyla yürüten Vakit Gazetesi’nin dünkü sayısında Türkan Saylan hakkında şöyle bir yorum yapılmış:

“Hayatını örtü düşmanlığına adadı... Ömrünün son döneminde başörtü takmaya mecbur kaldı... Allah’ım sen her şeye kadirsin...”

Benim de şöyle bir cümlem var:

“Hayatını İslam davasına adadı... Bu uğurda Vakit Gazetesi’nde yazılar yazdı... Ömrünün son döneminde küçük bir kız çocuğunu taciz etmekle suçlandı... Gazetesinden ‘Hüseyin Abi ne yaparsa yapsın bizim abimizdir’ diye destek aldı... Hem kendi rezil rüsva oldu, hem de gazetesindekilerin rezil rüsva olmasına neden oldu... Allah’ım sen her şeye kadirsin...”

Ergenekon’un imaj toparlamasının sekiz yolu

BİR Yarın sabah saat beşte Şamil Tayyar’ın evine baskın verilmelidir.

İKİ Ergenekon savcıları, çocuklarını “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasına dahil ederek bir “şıklık” yapmalıdırlar.

ÜÇ Ekrem Dumanlı’nın Pensilvanya ile yaptığı özel telefon görüşmelerinin gizli kayıtları, derhal Vakit gazetesine sızdırılmalıdır.

DÖRT 70 yaşın üzerindeki Ergenekon sanıklarına, içinde “Organize”nin kartı bulunan çiçek yollanmalıdır.

BEŞ Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal, Fatih Üniversitesi Rektörü ile dengelenmelidir.

ALTI Fethullah Gülen Hoca, GATA’da tedavi altına alınmalıdır.

YEDİ Hüseyin Gülerce’ye sürpriz bir ortam dinlemesi yapılmalıdır.

SEKİZ İhsan Kalkavan, “Cemaatten ayrılıyorum... Yaşandı bitti saygısızca...” diye yazılı bir açıklama yapmalıdır.

Masa da masaymış ha

PEK bir sevdiğimiz büyük şairimiz Edip Cansever’in, güzelim “Masa da Masaymış Ha” şiirinden esinlenerek:

“Savcı Ergenekon’a Türkan Saylan’ı koydu / Fadime’yi, Ali’yi, Müslüm’ü koydu / Uğur Mumcu’ya atılan bombayı koydu / İlhan Selçuk’un Pencere’sini koydu / Danıştay’da yargıç kurşunlayanı koydu / Sonra tuttu bizim Tijen’i koydu / Toprağın altına gizlenen bombaları koydu / Türkan Saylan’ın aşk mektuplarını koydu / Ümraniye’deki bombaları koydu / Delikanlılığını koydu / ‘Baba Beni Okula Gönder’i koydu...

Ergenekon da Ergenekon’muş ha / Bana mısın demedi bu kadar yüke / Bir iki sallandı durdu / Savcı ha babam koyuyordu...”

14/4/2009

Alınma sırası bana geldiğinde...

“Je meurs de soif auprés de la fontaine.”
Villon

Nazi Almanyasi’ndan papaz Martin Niemöller’in gunlugunden:
“Once sosyalistleri topladilar, sesimi cıkarmadim; cunku ben sosyalist degildim.
Sonra sendikacilari topladilar, sesimi cikarmadım; çünkü sendikaci degildim.
Sonra Yahudileri topladilar, sesimi cikarmadim; cunku Yahudi degildim.
Sonra beni almaya geldiler; benim icin sesini cikaracak kimse kalmamisdi.”


MusicPlaylist
MySpace Playlist at MixPod.com



--------------------
"Özgürlük, uğrunda herşeyi göze alabilenlerin hakkıdır!"

*******LÜTFEN İZLEYİN*********

Son Yazılar

Get this widget | Track details | eSnips Social DNA

Free Blog Content

'); cboxwin.document.write(''); cboxwin.document.write(''); cboxwin.document.write('Cbox needs frames!'); try { x = screen.width; y = screen.height; cboxwin.moveTo(Math.max((x/2)-80, 0), Math.max((y/3)-190)); } catch (e) {}; }

Arkadaşlarım

aycak

muratkurt

mansur

serapozturk

uygarradikal

malihaber

gulerresim

okumaca

ata1881

ling

mesale

gurkanadam

soymet

ataberkakturk

pedogog

dilsizmutercim

bendekiben

yagmurzamani94

bizimalaniyi

ziranbula

aagranur

azmavi

bergamut

aum

genchareket

yenigelengun

armutluyokusu

kenanyucel

Blogcu ile yapıldı
Destekliyorum

VİDEOLARIM

Google